Güneş Yine Gelecek

Güneş Yine Gelecek

Öyle bir ana takılı kalır ki yüreğiniz, söküp alamazsınız kimi zaman. Geç kalışlar, bekleyişler, gelmeyenler bitip tükenmek bilmez. Sonunu getiremezsiniz bir türlü.

Koca bir kış geçer. Bir gelin kadar güzel ve masum görünür kar ilk zamanlar. Ama iliklerinize kadar donup, üşümekten yorulduğunuzda, kardan sıkılır ve güneşi beklemeye koyulursunuz. Gün gelir, kar topraktan elini eteğini çekip oluklara karışır; su olur, sel olur, dere yataklarına...

Bu kez kocaman bulutlar sarar gökyüzünü. Rüzgar ıslık çalar, bulutlar kaşlarını çatar, ruhunuz sıkılır. Ama bıkmazsınız güneşi beklemekten. Beklersiniz gökyüzünde altın gibi parlamasını, iliklerinizi, kanınızı ısıtmasını... İçinizde coşku çiçekleri açmasını büyük bir sabırla beklersiniz.

Ve gelir bir sabah güneş, nazlı bir kuğu gibi süzüle süzüle, salına salına gelir. Beklediğiniz mutluluk geldi sanırsınız ve hiç gitmeyecek sanırsınız. Coşku, içinizdeki o kıpır kıpır heyecan, hiç sönmeyecek... Çiçekler, böcekler, ağaçlar hep böyle cıvıl cıvıl ve capcanlı kalacak sanırsınız. Yüzünüzde kocaman bir gülümseme, Leyla olursunuz güneşin gül yüzüne.

Bir sabah uyandığınızda gitmiştir o. Bir hoşça kal bile demeden… Yüzünüzü buruşturup kızarsınız, üzülürsünüz, içinizden bir şeyler kopar, kırılırsınız. Ama yine beklemeye başlarsınız.

Tüm bunları farkında olmadan yaşarsınız. Alışırsınız gelmelere, gitmelere, bekleyişlere... Tadına varıp varamadığınızın farkında olmadan sürüklenirsiniz kısırdöngülerin kollarında. Ama hiç bıkmazsınız güneşi beklemekten. Bilirsiniz eninde sonunda yine geleceğini.

Onca soğuğa, üşümeye, kırgınlığa katlanır, aldırmaz olursunuz. Çünkü bilirsiniz:

Güneş yine gelecek!

Umut mu adı?

İyimserlik mi?

Sabır mı?

Sadece yaşamak mı?

Adının bile farkında olmadan beklersiniz...

Güneş yine gelecek!